2 Temmuz 2012

GÖRÜLMEMİŞ KRALLIK

Bir Kral'ın Hikayesi;

Haklı krallığını çok önceden ilan etmiş bir adam aylar önce bizlere "Haftada beş gece yalnız kalmayacaksın." diyordu. Farklı bir adresten sesleniyordu ama yalnızlar krallığına davet eden Kral olduktan sonra adresin hiçbir önemi yoktu. Kral, ekibi ve izleyicileri yani halkı hep birlikte Kraliyet Ailesi'ni oluşturdu. Evet bu krallıkta halk da Kral'ın sarayında yaşıyordu. Kral halka hizmet için elinden ne geliyorsa yapıyordu. Neler yaşanmadı ki bu krallıkta?

Bir kere her şeyden önce Kral hep bizimleydi. İyi günde yanımızda olup, kötü günde sarayın kapılarını kapamadı. Kötü günleri de beraber aşabilmek için çabaladı. Van Depremi'nde enkazın altından insanlar O'nun sayesinde kurtuldu. Tamam benden bu kadar demedi. Evim Evindir Van kampanyasının bütün Türkiye'ye yayılmasını sağladı. Yetmedi kalkıp Van'a gitti. Sonra bir sembol isim haline gelen Gamze Anne için binlerce kişiyi harekete geçirdi. Bu sayede sadece onun için değil bu hastalıktan kurtulmayı bekleyenler için bir umut oldu. Bu konunun sürekli sıcak tutulmasını sağladı ve sonunda başardı. Ne mutlu ki Gamze Anne iyileşti.

Daha önce yapılmamış bir şey yaptı ve duyamayanlar için (engel kelimesinden hoşlanmıyorum bu yüzden bu şekilde yazdım) tercümanlar devreye girdi. Bütün programlarda, ekranın sağ alt köşesinde hem de en büyüğünden yerlerini aldılar. Bu sayede sadece duyanlar değil anlamak isteyen herkes ortak oldu programlara. Hatta normalinde ihtiyacı olmadığını düşündüğünden işaret diline hiç ilgi göstermeyenler bile bu sayede birkaç karşılık öğrendi. 

Kavramları eğlenceli bir şekilde açıkladı, kültür sanat alanında yeni ne varsa bunun bizlere ulaşmasını sağladı, aklınıza gelebilecek her konuda muhabbetin kralını yaptı, medyanın gülerim ağlanacak hallerini gözler önüne serdi ve her hafta halkını Disko'ya götürdü. Öğrenmeye açık herkes bir sürü yeni şey öğrendi ya da unuttuğunu hatırladı O'nun sayesinde.

Halkı için özel geceler düzenledi. Beraber güldük, beraber hüzünlendik. Yeri geldi doksanlara götürdü, bazen yalnızlara seslendi, bazen uykusuzlara. Uykusuzlar için masal bile okudu. Daha ne yapsın? Yılbaşını bile halkıyla beraber karşıladı. Her biri sanki DiskoFest gibi konserler düzenledi. Ama son konser hepsinden başkaydı. Sanki Şebnem Ferah stadyumda konser veriyormuş da mahşeri bir kalabalık varmış gibiydi. Sesinden görsel şovuna her şey mükemmeldi. Tabi en mükemmeli Şebo'ydu. Aslında bu konser bir çeşit kamuflajdı. Kral gitmeden önce halkına gelecek sezon farklı işlerle yanlarında olacağını müjdeledi. İnsanlar Şebnem Ferah ve şarkılarıyla kendinden geçmişken Kral sessizce vedasını yaptı. O'nun yerine Şebo söyledi sanki "Şahlanıp gitmek içimde var. Hoşçakal..."    

SON

Bu hikayedeki Kral ve olaylar tamamen gerçektir. Kral da OKAN BAYÜLGEN'DİR.