21 Mart 2012

İLETİŞİMDE SON NOKTA

Sizce iletişim bir ihtiyaç mı, zorunluluk mu yoksa sadece vakit  geçirmek mi? Duruma, yerine ve zamanına göre değişmekle birlikte bazen biri kimi zaman da hepsi olabilir. Bugün insanların birbirleriyle belkide en çok iletişime geçtiği yerler olan toplu taşıma araçları ve yolculuk sırasında gerçekleştirilen iletişimden bahsedeceğim. Geçenlerde katıldığım bir iletişim konferansı beni bu konu hakkında yazmaya sevketti.
Toplu taşıma araçları arasında hiç tanımadığınız birinden soru gelme olasılığı en fazla olan yer otobüslerdir. Gelin bu sorulara biraz göz atalım. Sorunun gelme aşamasından bir önceki adım soru sorulacak kişinin öğrenci olup olmadığını belirleme aşamasıdır; ki ona göre soru sorulabilsin. Eğer öğrenci olduğunuzu düşündürecek sırt çantası, defter veya kitaba sahipseniz ya da genç görünümlüyseniz ilk gelen soru "nerede okuyorsun? " olur. Sonra siz hiç sormasanız bile karşıdaki kişi yaşıyla doğru orantılı olarak çocuğu ya da torununun nerede okuduğunu söyler. İçinizden bana ne diye geçirirken dışınızdan hafif bir tebessümle konuşmayı sonlandırmak isteseniz de bu o kadar kolay değildir. Zira, karşıdaki kişinin özellikle bir üniversitede okuyorsanız okuduğunuz bölüm hakkında (o bölümü bilse de bilmese de) bir fikri vardır. Sonra kendinizi ülkedeki işsizlik konusunda bir söylem içinde bulma olasılığınız oldukça yüksektir. Eğer öğrencilik yıllarını aşmış ve çalışan biri olduğunuza kanaat getirilirse "nerelisin? " sorusuyla muhabbet başlatılır. Sizden gelen her ne kadar gönülsüz de olsa "siz nerelisiniz? " sorusu ise artık geri dönülmez bir yolun başlangıcında olduğunuzun habercisidir. Karşınızdaki kişi yedi sülalesini anlatmaya başlar. Muhabbetin sonunda uzak uzak akraba çıkmak amaçlı anlatılanların ve birbiri ardına sorulan soruların siz ya da karşınızdaki inene kadar bitme ihtimali yoktur. Tabi ki bunların yanısıra klasikleşmiş başka sorular veya muhabbet başlatma cümleleri de vardır. "Havalar da çok iyi bu aralar" diye gelen bir cümleyle başlayan sohbette kendinizi küresel ısınma hakkında konuşuyor olarak bulabilirsiniz. "Ne işle meşgulsünüz? " sorusunun sonunda ise kendinizi siyasi meseleler hakkında konuşuyor bulmama olasılığınız yok denecek kadar azdır. Eğer yolculuğunuz kısa süreli değil de, örneğin otobüsle şehirlerarası bir yolculuk yapıyorsanız tehlike çanları çok kuvvetli çalıyor demektir. Baştan taviz verirseniz sonra yandı gülüm keten helva :))
Gülerim ağlanacak halimize tadında çok eğlenceli bir olayla bitirmek istiyorum. Bu olay tamamen gerçek olup, konferanstaki bir katılımcının yaşadığı anısıymış. İstanbul'dan Ankara'ya gitmek üzere bindiği uçakta yanında oturan kişi durmuş durmuş sonunda dayanamayıp sormuş: "Siz nerede ineceksiniz? " :o Hayır yani yolculuk otobüste olsa yine bir derece kabul edilebilir bir soru ama uçakta gelen bu soru gerçekten inanılmaz. "Sağdaki bulut kümesini geçince köşede" gibi bir cevap bekleyerek sordu bu soruyu herhalde!!!
İletişim kurmada gelinen son nokta uçakta sorulan "nerede ineceksiniz? " sorusu olsa gerek. Ne dersiniz?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder