Geçen haftadan belirttiğim gibi serinin 2. yazısını yazıyorum. Bugün yazıyı fazla uzun tutmayacağım çünkü bu haftaki belgeseller o kadar sıkıcıydı ki sonuna gelene kadar nasıl dayandığımı anlatamam. Neredeyse insan sabrının sınırları diye ben belgesel çekecektim :)
Geçen haftadan büyük bir sabırsızlıkla beklediğim Gök Kubbede Gezintiler'in kalan bölümleri yine inanılmaz benzetmeler, yorumlar, çıkarımlar içeriyordu!!! En belirgini burada görülse de diğer belgesellerde de yine nerede başlayıp nerede bittiği anlaşılamayan cümleler beni benden alıp neresi olduğu belli olmayan yerlere götürdü.
"Gençlerin fiziksel ve ahlaki gelişimi ve Türk dilinin güzel kullanılması" içeriklerinde program yayınlanmasına karar veren RTÜK'ün, bu konularda ne kadar başarılı belgeseller seçtiğini bir örnekle açıklayayım. Gök Kubbede Gezintiler belgeselini anlatan hanım sevgili defterine yazıyor tabi bir yandan da anlatıyor; "............... giderek iyice anlıyorum." Başında ne dediğinin bir önemi yok. X'i veya Y'yi fark etmez. Sorun giderek iyice anlıyorum kısmında. Ama amaç Türk dilinin güzel kullanılması olduğuna göre herhalde ibret-i alem olsun diye bunu seçtiler :)
2 haftada yayınlanan bütün belgeseller sonucunda gençler fiziksel ve ahlaki gelişiminin üstüne kat be kat değerler kattığına göre artık dağılabilirsiniz saygıdeğer RTÜK üyeleri.
Ve haftaya Muhabbet'in Kralı başlar..
eline diline yüregine saglık okan bayülgen.sen sabır gösterip izlemişssin ben muhabbet kralı yok diye tv yi kapattım:):)saygılarımla
YanıtlaSilyorumlarınız için teşekkürler ama ufak bir yanlış anlaşılma var. bu blog benim ve bu yazıyı da ben yazdım. :)
Sil