17 Haziran 2012

KONSERİN KRALI DİSKO'DAYDI

Bu gece Yeni Türkü ve Fettah Can konseri vardı Disko Kralı'nda. Yeni Türkü zaten efsane bir grup. Onları dinlerken enteresan bir şey oluyor. Söyledikleri şarkıyı belki de daha önce baştan sona dinlememiş olsanız da onlar söylerken sözlerin sizin de ezberinizde olduğunu fark ediyorsunuz. İstem dışı bir şekilde sözler dökülüyor beynin sağ lobundan. E boşuna efsane olunmuyor yani! Dinlediğim müzik tarzıyla uyuşmaması sebebiyle Fettah Can dinlemiyor olsam da sonuçta az buçuk biliyorum. İyi bir müzisyen keza şarkılarında stüdyodaki seyircilerin katılım oranı oldukça yüksekti. Ama ben bugün konserin yanısıra başka bir olaydan bahsetmek istiyorum. İki isim.. Neslihan Kurt ve Tuğba Sarıçiçek. Duymayan (kaba bir tabir olarak görülmesin, engel lafından hiç hoşlanmadığım için böyle söylüyorum) izleyiciler için tercüme yapan sağ alt köşedeki müthiş insanlar. Belki önceden bu kadar farkında değildik ne kadar büyük ve anlamlı bir iş yaptıklarının. Bu uygulama Kraliyet yayınlarında başlayınca daha iyi anladık. Bugünse belki de bir ilki gerçekleştirerek yaklaşık 3 saatlik bir konseri çevirdiler. Bugün Kral'ın göründüğü bölümleri saymazsak bütün bir konser boyu onları izledim. Haftanın beş günü onlardan az da olsa birkaç şey öğrendim ben de bugüne kadar. Ama bugün bir sürü kelimenin işaret dilindeki karşılığını hafızama aldım. Gerçekten ikisi de müthiş bir iş çıkardılar. Özellikle Neslihan Hanım bir de şarkıyı söyleyerek daha da yardımcı oluyor hatta yetmiyor tempo tutup oynuyor bile :)) İkisinin de emeğine sağlık.

Herkesin istediği yerden izleyerek katılabildiği, isterlerse #konserdeyim hashtagiyle fotoğraflarını gönderebildiği, geniş bir yaş skalasına hitap eden, üstelik ücretsiz iki ayrı konser. İkisi de çok iyiydi. Sondaki jam sessiondan bahsetmezsek olmaz tabi. La'dan girildi harika bir müzik dinletisi olarak bitirildi. Ama söz Zagaband'e gelince "işte bizim çocuklar çıktı" duygusuna kapılmıyor değilim. Tuncer Tunceli yine yeni yeniden müthişti. Üstelik meşhur kırmızı gitarıyla! ;) Her ne kadar Okan Yusuf Tunceli'ye pası atmayı unutsa da sonraki dönüşte acısını çıkardı. Eski günlerdeki gibi baget kırılacak sandım :) Murat Çopur çok kıymetli birinin (kim olduğunu gece twitter muhabbetlerini takip edenler bilir) hediyesi yeni Fender precision bass ile çok istediği oyuncağı alan çocuklar gibi şendi ;) Ama çalarken Kral'ın tabiriyle öttürdü yine! Bu arada on parmağında yüz yetenek olan Okan gitardaki başarısını da gösterdi. Bir fazla gitar olsaydı da O da katılsaydı jam sessiona. Bir dahaki sefere bekliyoruz artık ;)

Her ne kadar Anneler Günü, Babalar Günü gibi bir güne indirgenmiş günlerden hoşlanmasam da program günün anlam ve önemine uygun bitirildi. Yeni Türkü "bana bir masal anlat baba" ile muhteşem bir final yaptı.

2 yorum:

  1. dün gerçekten okan yine eğlendirdi bizi bence çok güzel düşünceydi resim yollayamadım içimde bir ukte olmadı değil..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. neyse üzülmeyin siz de bir dahaki sefere yollarsınız..

      Sil